oinone etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
oinone etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Harold and Maude


Kahverengi pantolonlu bir genc kapiyi acar, merdivenlerden usulca iner ve odayi arsinlamaya baslar.. Bir plak koyar bizim icin Cat Stevens’tan ve de bir de kendisinin kiymetli son dakikalari icin.. “And don't be shy, just let your feeling roll on by, on by..” Iki mum yakilir, boyun ilmige gecirilir ve genc kendini birakir… Boylesi guzel, hayat dolu bir ezgiyle sinema tarihinin en etkileyici acilislarindan birini seyretmis olursunuz… Ama Harold and Maude’u ilk seyredisinizse isiniz zordur. Cunku bu film hakkinda intihar muptelasi bir genc, inanilmaz derecede kayitsiz bir anne ya da sinir tanimaz bir ask hikayesi duyumlari almissaniz her sekilde yanilacaksiniz.. Ergen, patlak gozlu Bud Cort ve buyuk, harika Ruth Gordon’in kahkaha ve duygusal sinirlarinizi zorlayan ask hikayesini daha once seyreden icinse, yillar sonra buyuk ozlemle dvdsini surucuye yerlestirmek ve arkaniza yaslanmak yillardir kayip oldugunu bilmediginiz ama hep eksikligini hissettiginiz bir dostu bulmak gibi karmasik, guclu duygular yasatir insana.. "I haven't lived. I've died a few times.." Sinemayla ilgili sevdiginiz cogu sey ya da sevdiginiz bir filmle ilgili kucuk bir animsama bu ilham verici oykuye kidemli bir kult film havasi katmistir.. Anlatacak cok sey bulursunuz filmle ilgili.. Ama en guzeli seyretmek, seyretmek ve seyretmektir doyana kadar.. Doymayacaginizi anlayana kadar..

Filmi anlatir bu sarki, filmle ilgili anilarinizi her daim yad etmenizi saglar kulaginizda isteginiz zaman..
“I
f you want to sing out, sing out.. and if you want to be free, be free..
Cause there's a million things to be, you know that there are, you know that there are, you know that there aree..”


Not: Oncelikle bu yaziyi megameftanin yazisina yorum olarak yazicaktim.. Sonradan farkli bir ileti olarak yazmayi uygun gordum, bagislayin.. (:

0 yorum

Grbavica


Saraybosnali yonetmen Jasmila Zbanic kendisine buyuk prestij getiren filmine dair bir Turk gazeteciye ‘Grbavica bende yasiyordu’ yorumunu getirmis. Kendisi henuz 17 yasindayken bu yerlesim biriminin magdur kaldigi acilara tanik olmus. Bir gun bunlari anlatma derdine dusmesi kacinilmazdi muhakkak. Ama izledigi yolda olayin carpiciligi kadar, sanatini da konusturdugu icin kendisinde ayri bir saygi uyandiriyor.

Simdiyi anlatsa da bir savas sonrasi drami Grbavica. Dinleyenin bir daha dinlemek istemeyecegi bir agit ve bunun ruhunu bize sinirlarda yasatan atmosferiyle acilan film, 90’li yillarda hemen yani basimizda, Balkanlar’da olup bitenlere dair icli bir soyleme donusuyor nihayetinde. Savas portreleri icin kullanilan ‘guleryuzlu cocuklardan, karanlik gelecege’ tabiri, bu film icin tema degil belki, ama gunumuz Bosna-Hersek halkinin korku temeli oldugunu hissettiriyor seyirciye. Film bu tabirdeki donguye gore ilerliyor. Grbavica’da gecim sikintisi ceken, yalniz, Bosnak bir anne olan Esma’nin ilk ergenlik doneminde olan kizi Sara’yla iliskisi ve ayni travmayi paylastigi ‘yalniz anneler-kadinlar’in hikayeleri ‘karanlik gelecek’i betimliyor bizlere. Sara’nin ortamla olan savasi ve canliligi ise bu karanliktan tekrar ‘guleryuzlu cocuklar’a donusun olacagini mujdeliyor usulca. Bir sehit kizi olarak gururlanan Sara’nin annesinin gecmisini sorgulamasiyla ortaya cikan dramda, Esma’nin yuregine agirlik olan gercekleri ogreniyoruz. Ve film bize Esma’nin bu deyimin her iki tarafi oldugunu, guleryuzlu bir tip ogrencisiyken bu karanlik aciya hapsoldugunu gosteriyor.

Esma’ya hayat veren Sirp oyuncu Mirjana Karanovic rolunde o kadar samimi ki, Bosna’da yasanan vahseti film boyunca unutup filmin sonuna surpriz son misali sasirabiliyorsunuz. Film boyunca Esma’ya urkunc ve tiksintici gelen her sey bi anda buyuk bir anlama biniyor. Sizin yureginize oturuyor bu sefer o agirlik..

Gectigimiz yil Berlin’den Altin Ayi dahil 3 odulle donen “Grbavica-Esma’nin Sirri-Land of My Dreams” odul toreninde Zbanic’in savas suclularinin tutuklanip teslim edilmesi yonundeki cagrisiyla sonlanmisti. Zbanic ortaya koydugu eserle bu konuya hakim olan sagduyuyu arttirarak misyonunu yerine getiriyor. Bizi ‘huzur bulunmaya calisilan gelecege’ duyarsiz kalmamaya davet ederek..

2 yorum