1987 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
1987 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Fikrimin İnce Gülü - Sarı Mersedes


"Bok ettin bayan !"

Adalet Ağaoğlu'nun aynı isimli romanında sinemaya aktarılan bir Tunç Okan filmi. Yurtdışına çıkan her Türk erkeği gibi ilk işi araba alıp yurda dönmek olan Bayram'ın geri dönüş yolunda çektiği trajikomik olaylar silsilesi, Türk sinemasının yüz akı, eskimeyen film !

"Yıldız kıtlığı var"

Bayram film boyunca bahtsız bir şekilde yoluna devam etmektedir. Bu bahtsızlıklarla beraber yaptığı oyunbozanlıklar, düzenbazlıklar birer birer su yüzüne çıkmakta. Filmin başında sempati beslenen Bayram karakteri, sonlara doğru sevilmeyen, çıkarcı bir karaktere dönüşüyor. Gerçi müstahak olmasına rağmen bahtsızlıklar Bayram'dan çok o güzelim bok sarısı namıdeğer balkız mersedes'inin başına gelmektedir ya, neyse..

"Ayı sensin bayan"

Filmin önemli bir detayı da Almanya'dan Türkiye'ye gelene kadar arabaya hiçbir şey olmamasıdır. Ta ki kapıkule sınır kapısı geçilir, olaylar başlar. Birisi arabasına sürttürdü diye olay çıkartan Bayram, sınırdışı edilme tehlikesi yaşar, neyse ki ucuz atlatır da kısa süre sonra "keşke girmeseydim" diyeceği ülkesine simitçiler peşinden koşarken giriş yapar. Mutluluk kısa süre sonra yerini yorgunluğa ve sinir harbine bırakcaktır.

Bayram rolünde devleşen İlyas Salman, Çiçek Abbas'tan sonra bir kez daha kariyerinin zirvesine çıkmıştır. Tabir yerindeyse rolüne "cuk" oturmuştur. Oyunculuk bakımından bir diğer önemli başarı da, oyuncu listesinde "vapurdaki sarışın" olarak geçen ve şehirli çekici kadın rolündeki Valérie Lemoine'e aittir şüphesiz. Gayet gerçekçi bir şekilde çarpar kapıya, sıçar gül gibi kapının ağzına. Ayrıca ayıdır da!

"Benim mercedesi onunuze park ettim ama kusura bakmayin artik."

29. antalya altın portakal film festivalinde en iyi ikinci film , en iyi yönetmen ve en iyi kurgu ödüllerini alan film, şüphesiz 80 ler Türk Sinemasının en önemli ve kült eserlerinden biri.

2 yorum

Muhsin Bey

Ağlamakla, inlemekle ömrüm gelip geçiyor
Devası yok garip gönlüm günden güne eriyor

Ne güzel şarkıdır Ağlamakla İnlemekle, ne güzel filmdir Muhsin Bey. Bin kere izlese gene de bıkmaz insan. Takvimler 1987'yi gösterirken Yavuz Turgul'un Şener Şen ve Uğur Yücel'le ortaklıklarının belki de en mükemmeli çekilir ki bu müthiş üçlünün yanında Osman Cavcı, Sermin Hürmeriç ve daha nice değerli isim vardır.

Musikişinas Muhsin Kanadıkırık, İstanbul'un taşı toprağı altın diye Urfa'dan kopup gelen genç yetenek Ali Nazik'i himayesine alıp ona kaset yapmaya uğraşırken binbir türlü dertle uğraşır: parasızlık, başka plak yapımcıları, arabesk tehlikesi, girdikleri yarışmadaki şike olayı. Bu arada başı bir yandan da üst komşusu pavyon gülü Sermin Hürmeriç ile derttedir, sırılsıklam aşk tam Muhsin Bey'e göredir. Bu dertler arasında Ali Nazik'in kasedi için para toplama derdine insanları dolandırıp hapse bile girer Muhsin Bey.

Mükemmel senaryonun, inanılmaz oyunculukların yanı sıra döneminin resmidir aslında film. Arabeskin istilasına uğrayan müzik endüstrisinde kirlenmeden kalmaya çalışmak, liberalizmin ülkede ağırlığını gün geçtikçe hissettirmesiyle gittikçe artan ithal mallar ("Şu garip teybini ver bakayım. Neydi adı?" "Volkmen"), Beyoğlu'nda yıkılan evler ve ülkeyi terk etmek zorunda kalan gayrımüslim azınlıklar, gazino patronları...

Özellikle Muhsin Bey gibilerin her türlü direnişe rağmen her alandaki varlığını gittikçe hissettiren arabeskleşme konusunda söylenecekler çok fazla. Hele ki bugünle karşılaştırdığımızda 60 sonrasında marjinal kültür olarak ortaya çıkan 80'lerde "Semra bir kaset koy da havamızı bulalım" siyasetleriyle gittikçe güçlenen en sonunda da bugün baskın kültür haline gelen arabesk. Filmin en neşeli sahnelerinden Ali Nazik'in "Evlerinin Önü Boyalı Direk" performansı geliyor aklıma örneğin. Bilenler çoktur ya bilmeyenler için belirtelim. O türkü o dönem İbrahim Tatlıses'in ağzından sıklıkla duyulmuş ve çok meşhur olmuş bir çalışmadır. zaten bütün film boyunca Ali Nazik "İbrahim gibi" olmak isterken son sahnelerde göbeğine kadar açık gömleği, kalın altın zinciri ve yüzükleri, kadınlara karşı tavırları ile amacına ulaşmış gibidir.

Üzerine söylenecek çok şeyi olan bir film Muhsin Bey ama spoiler hassasiyetinden olsa gerek söyleneceklerin bir kısmını söylenmeden bırakmak gerekiyor. Herkese "izleyin" demek geçer SE7IN'in içinden. Ne de olsa en sevdiği yönetmenin en sevdiği oyuncularla çektiği en güzel filmlerden biridir. Sonraki yıllarda gelecek olan Eşkıya'nın, Gönül Yarası'nın habercisidir. Türk sinemasının yüz aklarındandır, adını duymak bile insanı mutlu edendir.

5 yorum