Gadjo Dilo
Tony Gatlif’in 1997 yapımı filmi. Bence yönetmenin hem en iyi filmi, hem de bir kültürü gerçekçi bir biçimde anlatabilen az sayıdaki filmlerden biri.
Stéphane (Romain Duris), Nora Luca adlı bir şarkıcının peşinden yollara düşer. Önce hiçbir şekilde iletişim kuramadığı insanların arasında zorlanır, sonra ise aradığından bile fazlasını bulur. Nora Luca’nın izini sürerken, dilini bilmediği, kendini anlatamadığı insanlar gibi yaşar, onların müziklerini kaydeder, onlardan birine aşık olur. Kendisine "çılgın yabancı" anlamına gelen “gadjo dilo” adı takılmasına rağmen Stéphane onlardan biri olur. Bütün bu yabancılaşma ve başka bir kültürü tanımaya çalışma sürecinde hiçbir şekilde turistik olmaz yönetmen, kolaya kaçmaz ve bize bu bağıra çağıra konuşan, şarkı söyleyip dans eden insanları içerden anlatmaya çalışır ve bunu başarır da.. Çok renkli olmasına rağmen çok hüzünlü bir hikaye anlatır..
Stéphane derlediği, kaydettiği hiçbir şeyi yanında götürmez, onların yaşam kaynağı olan müziği bir metaya dönüştürmez, bu belki de tamamen onlardan biri olduğunun işaretedir. Müzik canlıdır, yaşanır, saklanmaz… Bir şarkının peşinden çıktığı yolculuk, pek çok şarkıdan geçtikten sonra sonuçlanır.
Filmi yeniden izlemeyeli uzun bir süre oldu, hakkında bir yazı yazmadan önce tekrar izlemek isterdim, ancak İtalya’da Çingene karşıtlığının yükseldiği ve kamplarının yıkılıp sınır dışı edilmeye başlandıkları haberlerinin yayımlandığı bugün bir protesto olarak bu filmi anımsamak gerektiğini düşünüyorum. Çingenelerin "çalışmaktan hoşlanmayan, hırsız ve dilenci insanlar" oldukları önyargısının saçmalığını hatırlamak ve her türlü ötekileştirmeye karşı çıkmak için Gadjo Dilo’ya ve genel anlamda Tony Gatlif sinemasına bir kez daha bakmakta fayda var.
