I Want You

Michael Winterbottom hediyesi 1998 yapımı dramatik, romantik ve etkileyici bir film..

Elvis Costello'nun aynı adlı parçasından yola çıkan yönetmen, belki de saplantılı sevgilere en güzel göndermelerden birini yapmış bu esaslı film ile..

Bir bayan kuaföründe çalışan Helen (Rachel Weisz)'in hayatı, hapishaneden tam 9 yıl sonra çıkan eski sevgilisi Martin (Alessandro Nivola)'in dönüşüyle birden değişir. Bu arada, yıllar önce annesini evinin banyosunda ölü olarak bulduğundan beri hiç konuşmayan, insanların konuşmalarını ses kayıt cihazıyla kaydeden enteresan birçocuk olan Honda (Luka Petrusic) da Helen'e aşıktır. Honda, seks düşkünü ablası Smokey (Labina Mitevska) ile birlikte gayet berbat bir yaşam sürmekte olduğundan, Helen bu küçük çocuğun ona yaptığı jestleri, verdiği hediyeleri geri çevirmez. Sevgilisi Bob ile arabada yaptıkları konuşmaları kaydeden Honda, radyo programcısı Bob'u canlı yayında rezil eder ve bu da bir nevi Helen-Bob ilişkisinin noktasıdır..

Bu andan itibaren artık olay örgüsü Helen, Martin, Honda ve Smokey üzerine yoğunlaşmaya başlamıştır.. The Peer ismindeki bir barda şarkıcılık yapan Smokey'in nemfomanyaklık seviyesinde bir seks düşkünlüğü vardır ve Martin'e sürekli bundan bahsetmektedir. İşin kördüğüm olduğu kısım ise; Helen'in babasının ölümü üzerine hapse giren Martin, bu olayın içyüzünü öğrenmeye çalışan Honda ve sırlarla dolu Helen'in karşılıklı oyunlarıdır belki de..

Noi Albinoi'deki Noi'ye benzettiğim izole karakter Honda'nın tartışmasız etkisini es geçmeden belirtmem gerekirse, gerçekten enfes bir öykü.. Karakterlerin obsesiflikleri soundtrackle muhteşem bir uyum yakalamış. 87 dakika boyunca sanki bir şarkının içindeymişsiniz hissiyatı yaşatan bu İngiliz yapımını tek bir kelime ile açıklamam gerekseydi, "etkileyici" derdim sanırım.

2 yorum:

  1. hayalmeyal said,

    çok uzun zaman önce izlemiş olmama rağmen Honda karakteri aklımdan silinmedi hiç, gördüğüm en etkileyici film karakterlerden biri bu; sesleri kaydeden çocuk..
    Michael Winterbottom'ın çok sevdiğim bir yönetmen olmasında da bu filmin etkisi büyüktür.

    on 13 Ocak 2008 22:22


  2. jack.kerouac said,

    evet evet izlemiştim bu filmi ankarada seneler önce, güzeldi ve winterbottom'ı tanımıştım böylece, ayrıca güzel şarkı, tutkulu öykü..

    on 19 Ocak 2008 22:46