Pride & Prejudice


Pride & Prejudice, Joe Wright^ın 2005 yapımı Jane Austen uyarlaması..

“Bennet ailesi, kendine yetebilen ve aile reisinin vefatından sonra ellerinde hiçbir şey kalmayacak olan sıradan bir İngiliz ailesidir. Bu dönemde özellikle maddi anlamda yaşama zorluğunu düşünen ailenin, babalarının vefatından sonra hayatlarını sürdürebilmeleri için zengin erkekler bulması gereken beş kızı vardır. Kızlardan en büyüğü olan Jane ile kasabalarına gelen varlıklı Mr. Bingley tanışırlar ve birbirleriyle ilgilenmeye başlarlar, dönem gereği bu tip ilişkiler kısa süre içerisinde sonuçlanır ve nişan yapılır. Ancak Mr. Bingley kasabayı terk eder ve her şey garip bir hal alır. Mr. Bingley^in yakın arkadaşı Mr. Darcy de kasaba ziyareti sırasında Jane^in kardeşi Elizabeth ile tanışır. Darcy ilk etapta son derece sert ve sinir bozucu bir karaktere sahip olsa da Elizabeth zamanla onun karakterindeki detayları fark eder ve Jane^in dediği gibi ‘karakterler, zor anlar, aşılması güç sorunlar yaşarlar ancak sonuçta mutlu son onları beklemektedir’.
Anlayışlı ve kızlarını savunan baba, son derece sinir bozucu ve patavatsız anne, kendilerinden habersiz küçük kardeşler ve duygularını açamayan bir ablayla ilginç bir aileye sahiptir Elizabeth ve belki de bu aile onun o dönemde kendisi olabilmeyi başaran ve bir elin parmaklarıyla gösterilecek kadar az sayıdaki kadından birisi olmasını sağlayan şeydir..”

Her ne kadar 18.yy İngiltere^sini görmemiş olsam da! Filmin bu atmosferi yaratmakta başarılı olduğunu, en azından kafamdaki atmosfere yaklaştığını söyleyebilirim. Başlangıçtaki yürüyüş sahnesinden itibaren de güzel çekimlere sahip, ayrıca setin her yeri tablo gibi, izlemek oldukça keyifli.. Oyunculuklara geldiğimde özellikle Elizabeth karakterini canlandıran Keira Knightley^in hatalı bir seçim olduğunu düşünüyorum.. Elizabeth, ailenin diğer kızlarından oldukça farklı olması gereken bir karakter, ayrıca en önemli özelliklerinden olan zeka ve gülümseyiş Keira üzerinde pek durmuyor.. Matthew Macfadyen, Mr. Darcy rolünün gerektirdiği gurur ve sertliği üzerinde gayet iyi taşırken, Keira maalesef önyargının duvarlarını yıkabilecek kadar güçlü olamıyor.. Mr. Bennet rolünde Donald Sutherland tam olması gerektiği gibiyken, Brenda Belthyn, Mrs. Bennet karakterin bütün sinir bozuculuğunu aktarmayı başarmış..

Kitabı okumadığım için uyarlamaya sert yaklaşmadım. Atmosfer ve işleyiş açısından beğenimi kazanan bir yapım oldu, bir de Keira olmasaydı her şey çok daha güzel olurdu.

4 yorum:

  1. farelzan said,

    size tamamen katiliyorum. bence jane,lidia,kitty ve mary cok guzel secilmis (kitabi okuyan/dinleyen biri olarak, kitaptaki karakterlerle cok guzel ortusuyorlar). keira'yi nedense hicbir filmde inandirici bulmadim. suan ingiliz oyuncular arasinda bence ondan daha guzel is cikarabilecek birileri vardir diye dusunuyorum. kuzen'i canlandiran kisi de cok basariliydi, ve tabii ki judi dench'te lady catherine'nin butun ozelliklerini icmis sanki.

    senaryo geregi bazi seyler degistirilmis ama ufak tefek, gercek plotu zedelemeyen ayrintilar.sadece ingiliz aksanini duymak icin dahi izlemeye deger, ama ondan fazlasi da var filmde...

    eger bu tur konulari seviyorsaniz, kitabi okuyun derim. benim favori jane austin uyarlamam sense and sensebility, en yakin zamanda onu da okuyup filmi tekrar izelemeyi dusunuyorum.bir de tabii ki pride and prejudice'in tv versiyonu, o filmden daha guzelmis diye duydum.

    muhabbetle

    on 11 Ekim 2007 23:08


  2. Burak said,

    Tv versiyonunu da merak ettim şimdi.. Yorum için çok teşekkürler, İngiliz aksanı ve dönem gerçekten tek başına izlettirir filmi.. İzlemediyseniz Becoming Jane^i de öneririm..

    on 12 Ekim 2007 20:50


  3. oinone said,

    tv versiyonundaki elizabeth'i hic gormeyin bence.. keira'yi alnindan opersiniz ((: en saglam antikeiracilardan biri olmama ragmen bunu soyluyorum (:

    cok cok cok buyuk haltler yedigimi gostermistir bu film bana ne kadar 'onyargili' yaklasarak.. o kamera akislari ve o matthew macfadyen insani sizi sizden alir bir de italyan besteci marianelli..
    Benzer kadro Atonement'de de boyle guzel isler yapar umarim ve herbirimizin icinde hic ortemedigimiz o kara sade romantik gudulerimiz tatmin olur..

    Bu sirada Austen uyarlamalari arasinda bir diger cok basarili uyarlamaya dikkat cekmek istiyorum, yillar yili hakettigi degeri gormeyen Mansfield Park'a.. Guzel basarili Frances O'Connor'in basarili Fanny Price kompozisyonu ve Jonny Lee Miller'i kalbimizde isitan Edmund'i icin bu filme trt2'de kanal1de ya da gunduz saatinde her hangi yerel kanalda yayinlaniyorsa rastladiginizda dikkat etmenizi rica ediyorum.. "Ciglik at, bagir ama sakin bayilma.."

    on 14 Ekim 2007 20:23


  4. derin said,

    Keira'nın film boyunca tüm dişlerini gösterek gülmesi de ayrı bi iticilik kazandırmıştır diyerek, seçimin yanlışlığına katıldığımı belirtmek isterim. Mr.Darcy özellikle iyiydi, ama filmi genel olarak çok başarılı bulmadım. Görsellik hoştu, atmosfer güzeldi, ama onun dışında zaman geçirmek için izlenecek bir filmdi sadece.

    on 25 Ekim 2007 17:43