Noi Albinoi


Dagur Kari'yi bilmezdim bir zamanlar ama birgün bir filme denk geldim;tutunamayanlar... Tekrar tekrar izlediğimde bile beni ağlatan ender filmlerden oldu kendisi, hani şu kurcalamadığın sürece etkisi geçecek olanlardan belki ama insan hastalıklı bir şekilde "bir kere daha..." diye düşünür ya, "bir kere daha batayım." düşüncesiyle izlenenlerden, her seferinde başka bir tat yakalamayı başarabildiklerimizden...


Ama sonra, insanların buzdan hayallere de sahip olduklarını keşfettim; o kuru soğukta adidas ayakkabı giydiklerini, ince bir gömlekle dışarı çıktıklarını, bembeyaz görüntülere alışmış gözlerimizin birdenbire devriliveren içi kan dolu bir kazanı görünce şaşkınlıkla açılıverdiğini, herşeyin inadına durağan ve sakin olduğu bir yerde bile birşeyler yapmak isteyen insanların olduğunu, ellerinden hiç birşey gelmese de, okuldan da atılsalar belki yine de avukat olup Hawaii'de yaşamak isteyebileceklerini farkettim....


Herşey o kadar kırılgan ki hem, kim ne kadar sert, acımasız gözükürse gözüksün, üstüne biraz sıcak su döktün mü çözülüverir buzu, soğukluğu(belki kırılganlığı da artar ama bunu ilk başta fark etmeyiz)...Bunun ihtimali bile ümitlendirir insanı, bu ihtimal bile allahın cezası gibi gözüken bir yerden kaçabilmenin olasılığını körükler; elinden silahın alınmış olsun, artık bir hiç ol; eğer beren varsa, yanında götürebileceğin bir sevdicek belki de, daha doğrusu onun belki de seninle şu küçük, soğuk kasabayı terkedebileceği ihtimali, işte bu varolan kırılganlık sayesinde yaşadığını hissedersin....Ama dedim ya herşey bir ihtimaller zinciri, herşey kırılgan; birdenbire sen kendi karanlığında gömülmişken herşey bitiverir, bütün ihtimaller söner çünkü sen buzdan hayaller kurmuşsundur, çünkü güvendiğin herşey aslında incecik bir buzun üstünde yürüyen kocaman bi yaratıktır ; birden buz kırılır, sen de bu kırık buz tabakasının üstünde yaşamaya devam eder, belki de tekrar kırılgan hayaller kurmaya devam edersin; bizim ağzımıza da yine bilindik bir tuz tadı gelir....

3 yorum:

  1. hayalmeyal said,

    gerçekten çok seviyorum bu filmi, çok da güzel bir yazı olmuş..
    filmin müzikleri de benim için film kadar vazgeçilmezdir. yönetmenin yaptığı müzikler filmin ruhunu tamamlar çünkü. muhteşem "aim for a smile" parçası yazıyı okurken kulaklarımda çınlamaya başladı bile.
    çok güzel bir film bu ve bir pazar sabahı burda karşıma çıkması günümü değiştirecek, teşekkürler bu güzel yazı için yeniden..

    on 9 Eylül 2007 09:46


  2. _kentaur_ said,

    serin bi pazar sabahı için oldukça uygun bir film olmuş o zaman:)

    on 9 Eylül 2007 12:52


  3. thelosthighway said,

    ilginç bir filmdi. ben çok sevdim filmi. kasabaya sonradan gelen kız çok güzeldi..

    güzeldi kardeşim nedir yani...

    on 20 Eylül 2007 17:11