birdy



Birdy ( Matthew Modine), Vietnam savaşında bir çatışma sırasında kaybolmuştur. Kayboluşundan bir ay sonra bulunduğunda ise hiç konuşmadığı için kim olduğu bile uzun süre öğrenilememiştir. Kimliği tespit edildikten sonra onu uyandırabileceği düşüncesiyle en yakın arkadaşı Al (Nicolas Cage), bulunduğu hastaneye getirilmiştir.

Birdy, kuş pozisyonunda sessizce odasında beklerken; kendisi gibi savaşta yer alan Al, artık sahip olduğu çelik çene, yüzünde sargılarla ve çok daha derin savaş yaralarıyla karşısına çıkar. Kadınların dostluklarından çok daha farklı işleyen iki erkeğin dostluğunda yer alan eylemselliği Birdy’nin ve Al’ın hatırlayışlarından izlemeye başlarız.

Birdy sadece uçabildikleri için kuşlara tutkuyla bağlıdır. Uçamayışın önündeki tek engelin buna inanmamak olabileceğini düşünen Birdy, kendisini anlamaya en yakın duran Al’la dostluğu boyunca bu tutkusunun yaşantılarına onu da ortak etmiştir. Ancak gittikçe gerçeklikle rüya arasındaki sınırın belirsizleştiği Birdy için dünya silikleşmektedir. Al, Birdy’nin gözlerinde kendisini görememeye başladığında savaşa katılır.

Şimdi ise bu kafeste ikisi vardır. Ordu ona bir kez dahil olduğunuzda hem bedeninize hem ruhunuza sahip çıkar, sizin yerinize her tür kararı verme yetisine ve yetkisine sahiptir. Bu kafesten kurtulmanın tek yolu; uçabilmektir gerçekten de..

1 yorum:

  1. oinone said,

    hemen hemen cocuklugunuza denk gelen donemlerde seyredip, ilgincligi ile aklinizda ciddi bir yer edinip yalan yanlis hatirladiginiz filmler vardir. birdy benim icin bunlarin basinda geleni. cnbc-e de seyretmistim yillaar yillar once ve cok net 4-5 sahnesi disinda hemen hemen hic bir fikrim yok sonu hakkinda. her adi gectiginde 'aa ben bunu bi daha seyredicem' diyorum. ama belki de hep o sahnelerdeki an, ve hep o yaslardaki duygularimla bozulmadan kalmasini istiyorum galiba.

    on 17 Ağustos 2008 02:01